SKT : " BABALAR GÜNÜ' NÜN TARİHÇESİ "

NOSTALJİ'DEN KALAN YAZILAR

Seher Keçe Türker'in Kaleminden;

" BABALAR GÜNÜ' NÜN TARİHÇESİ "

"Saksağan danayı babasının hayrına bitlemez."
-Türk Atasözü-

"Kültürümüzde olmayan ancak kültürümüzmüş gibi itibar gören her türlü gün kutlamalarına ve davranışlara karşı durmanın gerekliliğine inananlardanım. Bu örnekler sayamayacağım kadar fazla. En yakın tarih olarak onyedi, onsekiz yıldır kutlanmaya çalışılan Babalar Günü'nden söz edeceğim.
Çeşitli kaynaklardan öğrendiğime göre: Babalar Günü'nün doksan bir yıllık tarihçesi olmasına rağmen bazı tarihçiler Antik Roma'da da kutlandığını belirtiyorlar. Babalar gününün tarihçesi ile ilgili elimizde iki bilgi bulunmaktadır. Bazı araştırmacılar Babalar Günü'nün Batı Virginia'da ortaya çıktığını savunuyor. Bu araştırmacılar Batı Virginia'da yaşayan John Dowdy'nin annesi öldükten sonra onun yerini alan babası için böyle bir gün kutlanmasını istediğini söylüyor. Bazı araştırmacılar, 1910 yılında Washington'daki John Bruce Dodd'un 6. Çocuğunun doğumu sırasında hayatını kaybeden annesinin ardından hayatını çocuklarına adayan babası William Smart'a özel bir gün armağan etmek amacıyla bu fikri ortaya attığını belirtiyorlar. Küçük yaşta annesini kaybeden Dodd'u ve beşkardeşini babaları William Jackson Smart büyütmüş. Babasının bir yandan çiftlikte çalışıp öte yandan altı çocuğa bakmasının zorluklarını fark eden Dodd anneler günü kutlanırken babalar gününün olmayışını büyük bir haksızlık olarak nitelendirmiş. Hemen babasının doğum günü olan 5 Haziran'ın babalar günü ilan edilmesi için çalışmalara başlamış. Çalışmalar bir sonraki yılın 19 Mayıs'ına kadar sürmüş. Katoliklerin Babalar Günü kutlamalarını dini açıdan ele alıp Peygamberleri Hazreti İsa'nın babası anısına Mart ayının 19'unu St. Joseph Günü adı altında babalarına armağan ediyorlar.
Babalar Günü ilk kez 19 Haziran 1910'da Washington'ın Spokane şehrinde kutlanmıştır. Bu tarihten sonra ABD'nin diğer eyaletlerine yayılmıştır. Ancak Babalar Günü resmi olarak 1924 yılında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Calvin Coolidge'in desteğiyle kutlandı. 1966 yılında ise o dönemin başkanı Lyndon Johnson her yıl haziran ayının üçüncü pazar gününün Babalar günü olarak kutlayacağını açıklayan bir bildiri yayınladı. . Ülkemizde 80'li yılların sonlarına doğru kabul gören Babalar Günü, Haziran ayının 3. Pazar günü kutlanmaktadır.
Bu bilgileri edindikten sonra; düşünüyorum; burada Babalar Gününü kutlamamızı gerektiren bir neden var mı? Kutlamamız gerekiyorsa her zaman tıpkısının aynısı yani fotokopi mi çekeceğiz. Başka milletlerin, dinî ya da özel günlerini benimsemenin mantığı nedir? Böyle bir mantık varsa; neden bize özgü bir günümüzü bir başka millet kabullenmedi? Anneler Günü, Sevgililer Günü, Babalar Günü, Yılbaşı kutlamaları… listeyi uzatabiliriz. Bizim insanlarımızın yaşadığı bize göre anlamlı olaylar yok mu? Fazlasıyla var ama günü yok. Neden? Demek ki bu tür kutlamalara ihtiyaç duymuyormuşuz. Doğal yaşamımızda annemiz, babamız, eşimiz için her günü kutlama havası içinde geçiriyoruz ya da geçirmemiz gerekir de ondan.
Konu ile ilgili hadisleri araştırdım, bazıları şöyle “Babanın sevgisini muhafaza et. Eğer o sevgi bağını koparırsan, Cenab-ı Hak da senin feyz ve saadet nurunu söndürür. Sen de, senin malların da babanındır. Her baba ve büyükbaba, muhtaç olduğu şeyi tayin olduğu şekilde, oğlunun veya kızının malından alır. Aralarında teklif yoktur. Rasul (A.S) efendimize: ilk önce iyilik edilecek kimdir? Diye sorulduğunda cevaben: "Anandır, anandır, anandır. Sonra baban, sonra da yakınlık derecesine göre diğer yakınlarındır." buyurmuşlardır. Kim kabirdeki babasını ziyaret etmek ve ona iyilik etmek isterse, babasının dostları ile buluşsun, onları ziyaret ederek hizmet etsin. Ana- babanın gönüllerini alan, onlara güzel davrananlara müjdeler olsun. Dünyada ömürlerinin bereketini görenler, anasının ve babasının rıza ve dualarını alanlardır. Ana babasına iyilik yapana ne mutlu! Allah onun ömrünü artırsın!

Bu hadislerin neresinde şu günü şöyle kutlayın diyor? Bu kopya kutlamalar ekonomiye katkı olsun diye yapılıyorsa neden kendi günlerimizi kendimiz belirlemiyoruz? Aile yaşantımızı bırakıp kopya ettiğimiz yaşantıyı seçtik. Sofra adabımız kopya, komşuluk silindi, akraba ilişkileri zayıfladı Daha birçok güzel huylarımızdan, geleneğimizden vazgeçerek kültürümüzü ayaklar altına aldık. Kopya olma yolunda ilerliyoruz. Bu gidişin bizi nereye götürdüğünü düşünüyor muyuz? Soruyorum. Kopye hayattan ne fayda gördük bizi biz yapan özeliklerimizin yok olmasından başka.
Bu gün ve her zaman güneşin altın tozları sizleri bulutsuz gökyüzü ile kucaklasın.

05 Temmuz 2009

Seher Keçe Türker "