DA : " SAYIN ARA GÜLERİN HATIRLATTIKLARI "

'NOSTALJİ'DEN KALAN YAZILAR

Av.Dursun Akkuş'un Kaleminden;

" SAYIN ARA GÜLERİN HATIRLATTIKLARI "

" Dünyaca ünlü hemşehrimiz ARA GÜLER'in memleketi Şebinkarahisarı ziyareti ona hemşehrilerinin gösterdiği yakın ilgi,onunda bu ilgiye samimiyetle verdiği karşılık beni duygulandırdı ve hayatımda tanıdığım samimi Ermenilerle ilgili anılarımla 1914 olayları ile dinlediklerimi siz okurlarla paylaşmak istedim.

İlçemizin Güvercinlik köyü Tepelce mahallesinde Abdukadir isminde bir hemşehrimiz lisede okurken bende Suşehri'nin Sıyrındı köyünden Mehmet Ali Aslanla birlikte kalıyordum.Mehmet Ali ile Abdulkadir Suşehri ortaokulundan tanışıyorlarmış.Mehmetalinin vasıtasıyla Abdulkadir'lede ben tanıştım.Abdukadir'in anne dediği yaşlı kadın yemeklerini pişiriyordu.Hasta idi.Sık sık gittiğimizden bana hangi köydensin dedi bende Kınıktanım dedim.Benimle daha fazla ilgilenmeye başladı.Bizim köyden büyükleri sordu ve büyüklerin hepsini tanıyordu.Öğrendimki bizim köyden biri ile kısa süren evlilik yapmış.

Bu yaşlı kadının İsmi Azime idi. Öldüğünü sanıyorum.Allah rahmet eylesin.Kadın ermeni olayları sonrası Tepelceden Hoca denilen bir kişi ile evlenmiş ve Müslüman olmuş. Evliliğin-den çocuğu olmamıştı.Eşi ölmüş eşinin öbür hanımından olan çocuğuda ölmüş Abdulkadir eşinin torunu idi.Kendisini Abdulkadir ve kardeşlerine adamıştı.

Anlattığına göre tüm sülalesi Amerikada imiş.Hepside çok zengin ve fabrikatör imişler. 1950 lili yıllarda halalarını Amerikeye götürmüşler.Dönme Türkiye'ye kimsen yok dediklerinde"Benim Türkiyede çocuklarım var onları nasıl bırakırım" ve geri dönmüş.Ben "Dinine karıştılarmı" diye sormuştum. "Hayır ama kimse namaz kılmadığı için namaz kılarken bir burukluk duyuyorum ve vatanımı çok özlüyordum" demişti.

Üniversiteyi bitirdim staj döneminde İstanbulda bir plaj,gazinosu ve lojmanlarını çalıştırıyordum.Şef karsonumuz vardı.adı Sarkis ti.Eğlence dünyasında tanınmış bir kişi idi.

Beyrutun zenginlik ve ihtişam dolu günlerinde oradada tanınan bir zattı.Emel sayınlara menejerlik yapmıştı.İyi bir dosttu.Son demlerini yaşıyordu.Bizim plajda konumuna uygun olmayan bir yerde kalıyordu.Türkiyede kimsesi yoktu.Kızları vardı damatlar zengin Amerikalılardı.Eşi 1976 da her ay Amerika'dan gelip ihtiyaçlarını karşılıyor. Ve tekrar Amerike'ya dönüyordu.

Onada sordum " neden çocuklarının yanına gitmiyor da burada zor şartlarda yaşıyorsun"

Dediğimde "evlat ben balıkla rakımı memleketimde içmedikten beziğimi oynamdıktan sonra ona yaşamamı derim" diye cevap vermişti.

Avukatlık yıllarımın onuncu yılları idi.Çamoluklu rahmetli Eyüp Duymaç isimli yaşlı muhterem bir hemşehrimizin Taksim sıra selvilerde hanının avukatlık işlerini yürütüyordum.Handa imalathanesi,Kadıköy heykelde kaya kundura isimli satış mazası olan Kaya isimli ermeni işadamı vardı.Bu kişi ile 15 yıldan fazla İş ilişkimiz oldu.Müslüman bir hacının kızı ile evli idi.Şöyle derdi;"Türkiyenin başı üç ermeni gurubu ile dertte:biri bu problemden rant sağlayanlar diğeri Türkiye ile doğrudan ilişkisi olmayan ırkçı ermediler bir diğeride 1914 olaylarında mağdur olan fakat olayların gerçeğini bilmeyen Tek taraflı anlatımlara inanan çocuklar ve torunlar.Biz bunu yurt dışında savunduğumuzda çok tehdit alıyoruz hatta ölümü bile göze alıyoruz şunuda belirtmek gerekiyor İstanbul ermenisinin bu olaylarla genelde ilgisi olmadı münferit olaylar dışında" derdi.

Hele hele Cumhuriyetin en önemli fotoğrafçılarından Osep vardıki kendine özgü bir adamdı.Herkes Türkiye'yi terk etti o etmedi ve Türkiye'de öldü.

Birde madalyonun öbür yüzünden bakalım.Yabancı ülkelerin kışkırtması ile şehri yakan Ermeniler.Masum Türklere saldıran Ermeniler.

Bizim köyde (Kınık) Kadir Kılıç vardı.Savaş döneminde Subah karakolunun komutanlığını yapmış.Sanıyorum o tarihte rüştiye mezunu imiş Allahrahmet eylesin.Benim okul hayatımda iki konuda bana çok yardımı olmuştu.O anlatmıştı ".Savaş yılları yayladayız (Yalakderede) asarcıktan beri bir adam geldi doktormuş.Yakışıklı ve iri kıyım bir adam.Adama bir şeyler yapacağız ama gözümüz kesmiyor kahve ikram ettik adam kahveyi içerken saldırdık" diye anlatmıştı.

Türkiyede olaylar kendi rüzgarından hiç olmamıştır.Hep dış güçlerin etkisiyle olmuştur.Sonra olmasına da neden yoktu.Çünkü gayrimüslümlerin her türlü hakları vardı hatta Türklerden daha imtiyazlı idiler Ermeniler ise üstün bir sınıf olduklarından milleti sadıka olarak tanımlanmıştır.Osmanlı bizim kadar onlarında devleti idi.

Kronolijik olarak yakın zamana bakalım.Ermenilerin diplomatlara saldırısı,sağ-sol çatışmaları,Sünni-alevi meselesi şimdide Türk-Kürt Meselesi.Yıllarca Türkiye bu meselelerle  Uğraşıp ana meseleler ortada kalıyor.Birde basiretsiz siyasetçilerde cabası.Ne geliyorsa batılı dostlarımızdan başımıza geliyor.Ermeni meselesinde olduğu gibi diğer meselelerin kaynağı hep batılı pompalaması başka bir şey değil.

Bu konuda yazmışken batının şişirdiği ermeni olaylarının geçtiği yıllarda Şebinkarahisardaki ermeni nufusuna da bakalım.

Osmanlı istitastik bürosunun genel müdürleri 1895-1896 Fethi Franko bey,1897-1898-1899-1900-1901-1902 Mıgırdıç Sinabyan efendi,1903-1904-1905-1906-1907 Robert efendi sonra 1914 de kadar Mehmet Behiç Bey.Kaos yıllarında 13 yıl gayrimüslümler yapmış 7 yıl Türkler yapmış.Osmanlı kayıtlarına biz inanıyoruz Batılılar inanmıyor!!!

Bu kayıtlar döneminde Şebinkarahisarın nufus dağılımı nasıl;1877-1878

93.435 toplam nufus (Alucra,Suşehri,Koyulhisar,Giresun,Milas ve merkez.)

1893 osmanlı genel nufus sayımı ;Müslümanlar:9500 kadın-9921 erkek

Rumlar :3814 kadın- 4698 erkek

Ermeniler :3491 kadın-3627 erkek.

1906-7 osmanlı genel nufus sayımı;Müslümanlar:67.336 kadın-61.101 erkek

(Giresun hariç sancağın toplam nufusu) Rumlar :9.718 kadın- 10.649 erkek

Ermeniler :10.649 kadın-9.770 erkek.

Kaynak:Prof.Dr.KEMAL H.KARPAT-Osmanlı nufusu 1830-1914)

Bu nüfus sayımları batılıların nufus sayımları ve kiliselerde tutulan nufus sayıları ilede çelişkli olmamasına rağmen batılılar Suyun gözünde olan kurdun kuzuya ben seni yiyeceğim suyumu bulandırıyorsun misali devamlı tarihe malolmuş şansız olayı siyasi malzeme yapmaktan vazgeçmiyorlar ve demoklesin kılıcı gibi başımızdan eksik etmiyorlar.

Göç kalıcı zararı kime verdi 1906 sayımını ele alalım Şebinkarahisar vilayet sınırları içerisinde kalan ilçelerle birlikte toplam nufus 169.223.Türkiyenin 1927 nufus sayımında nufusu 13.000 bunu bu günkü nufusla oranlarsak yaklaşık altı kat yapar.Bu oranı uyguladığınızda Şebinkarahisarın matamatiksel olarak 1.015.350 nufusu oluyor.Bu nufusla ne ekonomin bozulur ne illiği gider nede gurbetçilik olurdu.Demekki batılı dostlarımız bizi çok seviyormuş ki Asıl dostlarımızla aramızı açmışlar.

Neden bunları yazdım.Sayın Ara Güler ve ailesi şanslı imiş.Şayet İstanbul' a aile gitmeseydi

O hengamede batılı dostlarımız sayesinde ne ARA GÜLER olurdu nede dünyaca ünlü ARA GÜLER.! Belki bir ARA GÜLER olurdu ama ne bizim hemşehri ARA GÜLER nede Türk ARA GÜLER!!.

İyiki siz varsınız ARA GÜLER iyiki emeğinizle Ünlüsünüz iyiki bizden birisiniz.Bizim anlatmak istediğimiz siz bir çırpıda anlattınız.Hemde konuşmadan,Fotoğraf makinasının objektifinden.

5.12.2010

AV.DURSUN AKKUŞ

www.sebinmedya.com

Yazarı"