PS : " ALİ ÖZDEMİR'İN ANISI YAŞATILMALI "

'NOSTALJİ'DEN KALAN YAZILAR

Av.Polat Sabuncu'nun Kaleminden;

"GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ"

" ALİ ÖZDEMİR'İN ANISI YAŞATILMALI "

"POLAT SABUNCU"

"Bizim kuşağımız için Şebinkarahisar deyince ilk akla gelen isim Ali Özdemir'dir. Bu gazetenin kurucusu, sahibi, 30 yıllık emektarı Ali Özdemir'i 24 Mart 1987 tarihinde kaybettik. YENİ ŞEBİNKARAHİSAR, Ali Özdemir'siz 24 yıl daha yaşatılıp bu günlere geldi. Bu konuda emeği geçenlere çok şey borçluyuz. Ali Özdemir'i tanıyıp da sevmeyecek, saygı duymayacak bir kişi düşünülemez. Bu çok değerli öğretmenimizin anısını yaşatmak, onu tanımayan genç kuşaklara tanıtmak hepimize düşen görevdir. Bu konuda ADD Şebinkarahisar Şubesi ile sılada ve gurbette örgütlü tüm sivil toplum kuruluşlarımıza sorumluluk düşmektedir. Ne yapabiliriz bu konuda? Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Şebinkarahisar Şubesi, 24 Mart 2011 günü ölümünün 24. Yıldönümünde geniş katılımlı bir ALİ ÖZDEMİR'İ ANMA TOPLANTISI düzenleyemez mi? Yöremize her yönden büyük hizmetler veren değerli öğretmenimiz için bir ANIT MEZAR projesi hazırlayıp bunu hayata geçirmek çok mu zordur? Bence bunları kolaylıkla hayata geçirebilecek gücümüz vardır; yeter ki düşünüp eyleme geçebilelim.

Önümde YENİ ŞEBİNKARAHİSAR'ın 31 Mart l987 Salı günü yayınlanan 2096. sayısı duruyor: Birinci sayfada Ali Özdemir'in Atatürk benzeri, profilden çekilmiş siyah çerçeve içine alınmış, çok beğendiğim fotoğrafının sol tarafında "Yeni Şebinkarahisar" imzası ile kaleme aldığım YENİ ŞEBİNKARAHİSAR YAŞATILMALIDIR başlıklı başyazı ile fotoğrafın altında, kendi imzamla yazdığım ALİ BEY'E AĞIT başlıklı yazı yer alıyor. O'nu kaybetmiş olmanın acısı ve duygusallığı içinde yazdığım bu yazıyı yeniden okudum; ne yalan söyleyeyim yazdıklarımı beğendim. Bunca yıldan sonra Ali Özdemir'i genç kuşaklara tanıtmak ve de elektronik arşivlerimizde kayda geçirmek amacıyla yazımı yeniden yayınlıyorum. Umarım beğenirsiniz:

ALİ BEY'E AĞIT

Sen "öğretmen" Ali Özdemir.. İlkokul sıralarında kuşlar gibi cıvıldaştığımız o mutlu günlerde, bize insan,yurt ve ulus sevgisini sen öğrettin. İyiyi, doğruyu, güzeli, gerçeği sen gösterdin. Dünyanın öküzün boynunda durmadığını, en gerçek yol göstericinin bilim olduğunu senden öğrendik. Sarışın kıvırcık saçların, yürekten gülüşün, sevecen mavi bakışlarınla çocukluk dünyamızda gönüllerimize taht kurdun. Eğittiğin binlerce öğrencinin sevgilisi oldun.. Ne mutlu sana!

Sen "gazeteci-yazar" Ali Özdemir..YENİ ŞEBİNKARAHİSAR'ı kurup olanca varlığınla ve inanılmaz bir dirençle onu, bağlı olduğun ilkeler doğrultusunda 30 yıl yaşatmasını bildin. Dile kolay 30 yıl.. Onca saldırıyı, onca ihaneti, onca iftirayı göğüslerken hiç yüksünmedin, hiç yılmadın. Yıllarca geri kalmış yöremizin gözü, kulağı, dili oldun.. Gurbetteki Şebinkarahisar'lıların sılalarıyla gönül bağını kurup ölünceye dek yaşattın. Beldemizin kültür dağarcığı "İLÇE OLUŞUNUN 50. YILINDA ŞEBİNKARAHİSAR" adlı kitabınla zenginleşti. YENİ ŞEBİNKARAHİSAR'ın 30 yıllık koleksiyonunu, ülkemiz kültürüne ve gelecek kuşakların araştırmasına armağan ettin.. Ne mutlu sana!

Sen "toplumcu" Ali Özdemir.. Yaşamın boyunca tüm varlığını topluma, halkının,insanlığın mutluluğuna adadın. Şebinkarahisar'da hemen tüm toplumsal, kültürel etkinliklere adını yazdın, katkıda bulundun. Olanca alçakgönüllülüğünle hep topluma kazandırdın, hiç karşılık beklemeden... Ne mutlu sana!

Sen "savaşımcı" Ali Özdemir.. O insancıl, yumuşak, hoşgörülü kişiliğinle ne yaman bir savaşımcıydın. Hak bildiğin yolda, yürekten inandığın ilkeler doğrultusunda, hiç eğilip bükülmeden, kimseye ödün vermeden bir ömür boyu savaştın.. Ömrünün son yıllarında Şebinkarahisar'lı gençler işkence tezgahlarından geçirilince, nice sırtı kalınlarımız, nice etkili ve yetkililerimiz sus-pus dururken, tüm gücünle ve gür sesinle sen sürdürdün insan hakları savaşımını.. Şebinkarahisar'lılara reva görülen "insanlık suçu"nu tüm dünyaya duyuran sen oldun.. Ölümcül hastalığınla savaşımını sürdürürken oturtulduğun sanık sandalyesi bile seni yıldıramadı. Bu konuda da bize örnek oldun, bizi yüreklendirdin.. Ne mutlu sana!

Sen "insan" Ali Özdemir.. Doğruluk, dürüstlük, çalışkanlık, iyilikseverlik simgesi değerli hocam.. En olumsuz koşullarda bile insanca direnmeyi, yaşamdan sevinç duymayı, insanımızı sevmeyi senden öğrendik. Düşmanlarının bile yardımına koşarken, hiç kimseden kendin için destek istemedin. İçin için eridin, ama sürekli aydınlattın. "Her çiçekten bal eyleyen" bir arıydın.. Ne mutlu sana!

Evet sevgili Hocam, kara bahtlı Şebinkarahisar'ın dağı-taşı, bağı-bahçesi senin gibi pırlanta insanlar yaşadığı için güzeldir; yaşanmaya değer. Bunca çürümüşlük, bunca kokuşmuşluk içinde Ali Özdemir'lerin varlığıdır toplumu ayakta tutan, yaşama anlam kazandıran. Senin öğrencilerinden biri olmakla, senin arkadaşlığını ve dostluğunu kazanmakla, birlikte yürüttüğümüz savaşımla ve paylaştığımız sanık sandalyesi ile onur ve övünç duyuyorum aziz Hocam...

Seni sonsuzluğa yolcularken acımızı, gözyaşlarımızı gönül peteklerimize doldurduk, seni yüreklerimize gömdük...Nur içinde yat ! (YENİ ŞEBİNKARAHİSAR, 31 Mart 1987 Salı, sayı 2096)

27 Şubat 2011

Polat Sabuncu

www.sebinmedya.com

Yazarı"