G.G : " CEP KARDEŞ "

GÜVEN GÜRBÜZ'ÜN KALEMİNDEN

" CEP KARDEŞ "

"En iyi arkadaş...?, cep gardaş..? "

" İnsanoğlu; Kendisini entegre ettiği teknolojinin inanılmaz dünyasında, kendini kaptırdığı engin deryasında, yüzmeye, jetski yapmaya, sörflerde gün geçirmeye, gününü gün etmeye, her istediğini elde edebileceği hülyasında yaşamına renk üstüne renk katma peşinde. Bunun en iyi ve kestirme yolunu da adına cep telefonu dediğimiz, adeta kendine bir kardeş olarak gördüğü akıllı makinalar, her şeyi kendine celbetmeye ve üstüne üstlükte her gün kendini yenileyerek yol almaya devam ediyor.

İnsanların adeta en iyi arkadaşı, adeta kardeşi olduğunu düşündüğü cep kardeşlerin, iyi huylu mu kötü huylu mu oldukları, kullanıcının yönetiminde olduğu düşünülse de, onun üzerinde ki gizli gözlerin, görünmez yerlerde ne haltlar peşinde koştuğunu da akıllara getirmez değiliz. Kapitalist sistemin en iyi bağlaç unsuru cepkardeşler, internet ağının üzerinden beslenerek ne üdüğü belirsiz mecralarından üzerinden kanat süzerek uçtuğunu da görmek, aman ha diyerek, iyi de düşünmek gerekiyor. Cep kardeşlerin bilgilendirme, haberlendirme, aydınlatma, hatırlatma, alışveriş yapma, ihtiyaç giderme vs.vs. bin bir türlü yetenekleri ile albenisi üstünde, cazibesi ile büyülese de, yine de cep kardeş ile dostluğumuza mesafe koymak elzem hale geliyor.

Uzakları yakınlaştıran cep kardeşin, şeytanında yakın arkadaşı olduğunu düşünmez değiliz. Televizyonu, radyosu, interneti, müzikseti, gazetesi, dergisi, mağazaları, Avm'leri, sosyal medyası, vs.vs.vs saymakla bitmiyor. Bu kadar pazarın içerisinde yüzmeyi sağlayan cep kardeşler elimizden düşmez olmuşlar.

Merak. Bütün varımız yoğumuz merak. insanın başına ne gelirse merakından gelir demiş eskiler bu sözü söyleyenlerimizin bu merakın bazende hiç iyi olmadığını dillendirmelerinden kaynaklandığını düşünmekte haklıyız. Bunu da iyi bilen cep kardeşin mucitleri, onun ilacını da bedava vermiyecekler herhalde.

Ancak şuna da inanmak gerek ki; Her başın bir sonu vardır. Önemli olan sona bakarak başı tutmak en iyi çare olsa gerek. Yani.. Yanisi bağımlılık büyük hastalık. Cep kardeş bizi hasta etmeden, biz onu tedavi etmeliyiz. Çünkü o bizim hasta olduğumuzu düşünerek çare benim demeye devam edecek. Sorun da burada düğümleniyor. Kim hasta..?, kim doktor...? Nereye nasıl baktığımıza bağlı olarak değişse de cep kardeş ile mesafemizi de korumak zorundayız. Yoksa kendimizin de kim olduğunu cep kardeşe sormaya başlarsak şaşmayalım.

Aynı yerde, aynı hane halkı bile yüz yüze diyemediğini, cep kardeşler aracılığı ile sahiplerine iletirken, bir diğeri masum masum bakarken, birisi gülerken, diğerinin ağlamaklı haline nasıl vakıf olacak. Cep kardeşlerin sinsice araları bozduğu gibi, sosyal medyada da ne taklalar attığını kimler biliyor. ..? Elbette bilenler. Kim onlar...? Neyse orasını da karıştırmayalım fazlaca. Çok vahim durumların bile kaçınılmaz olmasına ramak kalabilir. Paranoyalardan, psikolojik saplantılara, depresyon dan, sansasyonele. Maazallah.

Yinede biz biz olalım cep kardeşimizle iyi geçinelim. Nemelazım sağı solu belli olmaz.

Koyu sohbetlerin odağı, uzakların yakını, hasretliğin baş ilacı, özlemi tanımayan, anında üzen, anında sevindiren, bazılarının korku kaynağı, işi düştüğünde canım gülüm, işi bittiğinde her gün yarın, iki yüzlü cep kardeşin hangi yüzünde yüz var ki dediğimizde sakın sigortaları da attırmayalım. Bir çoğuna göre karanlıkta kalmayalım. Onsuz birhayat düşünemiyorum diyen yeni nesillerinde taleplerini dikkate alalım. Keza onların yarınki onları da sorgulayacaklar cep kardeşleri. Belki de bizim tanımaya ömrümüzün yetmeyeceği günlerde onlar ellerinde makinesiz, kafadan kafaya kardeş olup haberleşecekler, ya da cep kardeşler de tarih olacak. Işınlanma ile herkes kendini bir yerlere ışınlayacak. Cep kardeşlerin birbirleri ile kurdukları havadan bağ, ışınlanma ile sesin yerini alabilecek. Ufo çağınında çok uzakta olmadığını dahi düşünenler varken, insanoğlu'nun bu akılalmaz çılgınlıkları kim bilir bir gün sonun başlangıcını da beraberinde getirecek.

Yazılarım uzun olunca sıkıcı oluyor diyenler çıkabilir. Gazeteye sığmıyor olabilir. O'nun için kısa tutarak yazmaya çalışacağım. Özür. Haftada bir. Yepyeni yazılardan.

Cep kardeş hakkında yazılacak o kadar çok şeyler var ki, şimdilik ilk harfi kadar yazmaya çalıştım. Diğer harflerine de ileride inşallah.

Güven Gürbüz

04 Temmuz 2021 Ankara / Çankaya.."