G.G : " DÜŞÜNDÜKÇE DÜŞÜN.."

GÜVEN GÜRBÜZ'ÜN KALEMİNDEN

" DÜŞÜNDÜKÇE DÜŞÜN.."

 

" Şebinkarahisar gündemlerine bakılacak olursa değişen fazlaca bir şeylerin olduğunu söylemek mümkün değil. Civar ilçelerinde ahvali durumu ortada. Yine yollar,ulaşım, altyapı, kanalizasyon, su vs.vs.sorunları başta olmak üzere sürüp gitmekte.

Alucra'da, Topçam Deresi taşması sonucu ekili alanlar, dükkanlar ve cadde ve sokaklar sular altında kaldığını tüm Türkiye duydu. Allah beterinden esirgesin ne diyelim. Yapılması gereken daha çok işler olduğu gerçeği gün yüzüne, doğa ananın söylemesi ile ortaya çıkıyor. Doğa ananın daha çok söyleyeceği var ama ne zaman..? Deprem gerçeği gibi. Hortum, fırtına, böcek istilası, salgınlar. vs.vs.vs..

Tedbir ise en büyük önlem. Tedbir ne zaman alınacak..? Vakit kaybeden. Yoksa sonuçları..? Vahim..

Üniversitelerin sorunları ciddi olarak masaya yatırılıp yatırılmadığı tartışılır. Öğrenci, öğretmen, hizmetli, malzeme, teknik birimler, bölümler, bilimsel araştırma için teknik imkanlar, kadrolar, yer sorunu, barınma, sosyal alanlar, kamu hizmetleri, ulaşım, vs.vs.vs..uzadıkça uzar.

Bir şeyi istemekle yapmak elbetteki aynı şeyler değil. Sayılarla rakamlarla oynamak, söylemek kolay. Önemli olan ise Neredeyiz..? Ne yapmalıyız..? Nasıl yapmalıyız...? sorularının yanıtını da bulabilmekten de geçiyor. Yoksa albenililer nerede çoksa, rağbet orada yüksektir.

Güzel memleketimizin gururu oksijeni. Gün geçtikce önemi gün be gün artıyor. Temiz su, bol oksijen, sağlıklı gıda. daha ne diyebiliriz ki..? Ancak elzem olanlarla, mahzen olanları bilmek gerekse de, bizim mahzenimizde saklı özelliklerimizi de ortaya çıkartmak gerek. Nerede..? Arayıp bulmak için düşünen çok olması gerek. Herşeye bir gerek, her gereğe bir müsbet sonuç çıkartmak için düşünen insanlarımıza da çok ama çoook işler düşüyor. STK'lar ne için varlar...?

Sağlık dünyanın bir numaralı gündemi. Dünyada yılda 2,5 milyon böbrek hastasının mefta olduğu açıklandığında "Neeeeee..?" diyenler çıkabilir. Dünya ne idüğü belirsiz körananın gazabı ile muzdarip. Aşı olmaktan başka çarenin olmadığı aşikar iken, dünya halklarının eşit şartlarda bu imkandan yararlanamadığı ve dünyada kayıplarında daha çok artacağı göz ardı edilmemeli.

Şebinkarahisar'da hala aşı olmamakta ısrar edenler varsa bunun nedenini de iyi araştırmak lazım. Tedbir kuldan, takdir Allahtan. Unutmamak lazım. Kayıplar acı veriyor. Acılara ortak olmayalım.

Bilimin ışığında yol alan kaybolmaz.

Karanlığı aydınlığa çeviren bilim, allahın insanlara verdiği en büyük sermayeninin Us'un ürünüdür.

Sağlık sorunlarını ise elbette arka plana atmak, insanımızı arka plana atmak demektir ki; en büyük sorun da burada başlar. Hastanelerimizin ihtiyaçları hepimizin ihtiyaçları. Hastanelerimize cihaz desteği sağlayan STK larımız olduğunu duymaktan ne kadar memnun isek, doktor, hemşire, sağlık çalışanı, ilaç, malzeme, teknik donanım ihtiyaçlarının da şartsız koşulsuz sağlanması da elbetteki devletimizin karşıladığını duymakta bizleri mutlu edecektir. Memleketimizin ucra köşesi diye doktor sıkıntısı çekmek artık tarihe karışmalı. Bunun kesin çözümü mutlak vardır. " Doktor durmuyor..gidiyor.." sözü artık tarih olmalı. Hele hele ki; " İmkanlarımız yoktu efendim, sevk ettik ama maalesef yolda........" sözü bizleri hüzünle bitirmesin..

Şebinkarahisar'a özgü Tamzara dokumasının tanıtımı yönünde yapılan çalışmalarda STK ların önemi daha çok artıyor.

Tanıtım en büyük olgu. Bu yönde yapılan girişimlerin giderek yaygınlaştırılması şart.

Meryem Ana manastırı dünya kültür mirasına en büyük örnek. Maalesef restorasyonunda ciddi bir ivme yakalayamamış, aslına uygun mimari tarz katılamamış, tanıtımın da istenilen düzeye ulaşılamamış, turizm organizasyonlarında fazlaca yer görememiş olması da üzüntü verici. Bu yönde çalışmalara hız verilmesi bekleniyor.

Turizm sektöründe yer almak için imkan ve olanaklarında göz ardı edilmemesi, turistlerin akıllarındaki soru işaretlerininde yanıtlanmasında, kimlere nasıl görev düştüğü ortada olmakla beraber, her memleket severinde üzerine düşeni yapması gerektiği unutulmamalı. Tarihi yapıların güvenliği kadar, o yapılara özgü manevi değerleri simgeleyen figürlerin, materyallerinde sergilenmesi gerekir.

Kültür Bakanlığının Şebinkarahisar ve çevresindeki kültürel mirasları çek etmesi ve bu güne kadar yapılamayanları behemehal yapması gerekir.

Tarihi Şebinkarahisar kalesinin bir gün gelip sadece bir dağdan ibaret kalmasını kim ister? Maalesef dökülen surlar, iç, kale, dış kale,burçlar, sarnıçlar, hitabeler vs. Envanter kayıtları ile sabit tek tek elden geçmesi ve orjinal özelliğine tekrar kavuşturulması gerekir. Diğer kültürel miraslarımız ; yapılar, çeşmeler, kiliseler, konaklar, hanlar, hamamlar ise sırada beklemekte..

Şebinkarahisar'da ağır aksak işleyen her durumun ilgili birimlere rapor edilmesinde, kurumsal kimliğe haiz her oluşum toplu halde başvuru yapması, yerel habercilerinde iş birliği içerisinde duyurulması ve bir tarihin yok olmasının önüne geçilmesi gerekir.

Gelecek nesillerinde, şimdiki nesiller hakkında bir gün gelip neler söyleyeceklerini düşünelim.

Amaaan sendecilik ile geçen yıllara nisbet, buradayız işteciler olarak orta da durmak ve değerlerimize sahip çıkmamız gerekir. Yoksa üzerimize aslolan vatandaşlık bilincinden bihaber olarak kalırız.

Memleket ziyaretlerinde bulunan bir çok siyasileri, bakanından, milletvekiline kadar ağırlayan Şebinkarahisar aslında hiçde unutulmuş, ucra bir yer olmadığı bilindiği halde, her nedense her yerde, her ağızda, bir şeylere yamanarak telafuz edilmesinden rahatsızlık duyduğumuz aşikar. Özellikle sosyal medyada rastladığımız, maalesef çoğu zamanda özürle kapatılan bir çok konular olduğu biliniyor.

Şebinkarahisar adının güzellikleri ile lanse edilmesini, tanıtımında zerafet ve inceliğine, edebi yönüne, kültürel durumuna, bakir doğasına, doğallığına, sadeliğine, tarihi geçmişine atfen bahse konu olmasını arzu ederiz. Şebinkarahisarlılar kendilerine gösterilen sevgi ve saygının karşığını misliyle gösteren insanlardır. Olumsuzlukları ile sivrilen münferit durumları genele uygulamak yalnış olur.Tarihte Osmanlının sancak beyliği, Livalığı olmuş, Cumhuriyetin bir vilayeti olarak bir şanı ve şöhreti olduğunu, dünya edebiyatına kattığı önemli değerleri olduğunu, asla göz ardı edilmemeli. Kemal Tahir'i, Aziz Nesin'i,Kerime Nadir Azrak'ı, İdil Biret'i vs.vs. ve onların atalarınında bu topraklardan geldiğini, nice değerleri akıllardan çıkarmamalıyız. Yeni değerler yaratarak onlara önem vererek tarihe daha nice değerler katabilmeninde düşüncesi içerisinde olmalıyız.

Okumak ama çok okumak gerekiyor..

Salt meslek sahibi olmak, şan, şöhret, makam, mevki,mal, servet, para, pul için değil..

Asl olan insanlığın özünde, inançlarımızın temelinde yatan, Aydınlıkçı, ileriyi gören, fikir ve görüşlerimizle ileriye, daha ileriye, yeni nesiller yetiştirerek; onları ilim, irfanla, bilim ve sanatla, edeple ve ahlakla, yetiştirerek, milli değerlerimize sahip çıkarak, elele, hep birlikte, ilerlemek durumundayız.

Yarınlar umutlarımıza umut katsın.

Güven Gürbüz

27 Haziran 2021 Çankaya - Ankara "