G.G : " 'Hem oku, hem doku' diyelim inşallah”..."

GÜVEN GÜRBÜZ'ÜN KALEMİNDEN :

" 'Hem oku, hem doku' diyelim inşallah”..."

" Şebinkarahisar'da bir bayram havası içerisinde açılışların yapılması sosyal medyanında gündemindeydi.

Renkli karelerle an ve an yansıtılması ise pür neşesi. Bakan yardımcısı, Vali, milletvekilleri, Belediye başkanı, ilçe başkanları, muhtarlar vs.vs.vs cümbür cemaat, seyirlik video kayıtları ile herhalde bir çoğumuza; 'Perşembe'nin Gelişi Çarşamba'dan Bellidir ' Atasözünü çağrıştırarak;

'Hayırdır İnşallah Vilayetliğin iadesi de gündeme geliyor mu acaba..?' dedirtse gerek.

Memleketin bayındırlaşması için boşa geçen bunca yılın ardından, bir şeylere el atılması, değerlenmesi, iktidarın gücünü vilayet namzeti Şebinkarahisar için daha çok hizmetlere daha kavuşacağını ümit ederek, 'Yani seçime de şurada ne kaldı ki..?' demeden, dört elle sarılarak, ha gayretlerle, yol almak evla olsa gerek.

İçeride yanan ateş ile dışarıda tüten dumanın çizdiği resimlere bakarak tablolara puan verilmese de, 'bu sergilerin içerisinde daha ne tablolar var' diyenleri de bir kenara atmamak lazım. Kıyıda, köşede kalmış amatörden resimlere de bakarak iç çekenleri de kulak vermek, edebi nezaketin zuhuru olsa gerek.

Şebinkarahisar yollarından geçen her insan, bir misal. Rahmet ile anılanlar, zahmet ile katlanılanlar, sabırla beklenilenler, tatlı dille söylenilenler, türkülerle dillendirilenler..vs.vs.vs..Yolların kaderini destansılaştırmaya yetiyor. Vali Ünlü memleket ziyaretinde yerinde incelemelerle sorunlara vakıf olduğu üzere elbetteki çözümlerinde bir an önce geleceğini ümit etmekten öteye geçemiyeceğiz. Saraycık'a mbs kamera, Bayram köyüne su....vs.vs..

Şebinkarahisar merkezine en yakın köylerden Bayramköyü'nde yıllardır yasanan su sorunu ve son 15 gündür köyde içme suyu ve hayvanlar için içme suyu kalmamaması, çaresizliğini Vali Enver Ünlü 'ye aktarımı ile inşallah nihai çözüm bulunacak. Şebinkarahisarın köylerinde yaşanılan su ve yol sorunlarının istatiksel durum cetvelleri çıkarılarak, ( köy ve köyler arasında su isale hatları, dağılımlar, kaynak durumları, rezervler vs.) pratik çözümler, adil dağılım. Belediye mücavir alanlarının genişletilmesi. DSİ çalışmalarının dünü bu günü, baraj rezervleri, iklimsel istatistikler, yatırımlar, vs.konularla geniş çaplı bir değerleme tabi tutulması gerekir. Minimal çözümler ve geçici söz vermelerle geçiştirilmeler kabul edilemez.

Yol sorunları hakkında söylenmedik söz, yazılmadık yazı, anlatılmadık kurum kalmamışken, Yollar konusu gündemlerden düşmüyor. Kendine neden acaba sorusunu sorması gerekenler sormalıdırlar.

Gazeteler yazmaya devam edecektir;

"Şebinkarahisar, Suşehri ve İstanbul yolu bağlantısını sağlayan ve bitirilemeyen yol olarak hafızalara kazınan D-865 kara yolundaki 29 kilometrelik yol genişletme çalışmaları yine durdu." ,

" 4 YAŞINDAKİ ZAFER GOZ YAŞLARI İÇİNDE TOPRAĞA VERILDI.BU YOLDAKİ CAN KAYBI SON BULSUN"

Yollarda yaşanan trafik kazalarını, Giresun iline ulaşımında kışın yaşanan zorlukları,her defasında tek, tek, yazmaya gerek kalmadan sorunlar çözülemez mi..?

Bardağın dolu tarafından da bakmak lazım.

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Şebinkarahisarlı Mehmet Fatih Kacır, Şebinkarahisar'daki "ya oku, ya doku" sözüne işaret ederek, "Gelin biz bu sözü de değiştirelim, 'hem oku, hem doku' diyelim inşallah” dedi.

Ne kadar mutlu olduk anlatamayız.

Tamzara'da "Kadınlar Dokuyor Projesi"nin açılışını gerçekleştirdi. Ne dedi hemşehrimiz..? ;

"Ben Tamzara Dokuması'nın hem coğrafi işaret almasında, hem de bu kadınlar dokuyor proje atölyesi vesilesiyle markalaşma, kooperatifleşme, böylece kadınlarımıza gelir kaynağı sağlama anlamında katacağı değerlere katkı veren herkese gönülden teşekkür ediyorum. Şebinkarahisar'daki "ya oku, ya doku" sözünü, gelin biz bu sözü de değiştirelim, 'hem oku, hem doku' diyelim inşallah."

Şebinkarahisar'da Kadınlar Dokuyor projesi üretim atölyesi, Şebinkarahisar Spor Mağazası ve Şebinkarahisar Kültür evinin açılışı yapıldı. İnşallah açılışların ardı, arkası kesilmez. Memleket bayındırlaştıkça, gurbetçilerinde memleket sevdası kat be kat artacaktır.

Ömrünü memleket için tüketmiş atalarımız nur içinde yatsınlar.Yokluk zamanlarında bir çok işleri günün şartlarına göre ellerinden geldiğince yapmışlar. Ya günümüze gelindiğinde;

Mevcut durumlara baktıkça neden hala köyler, eski köyler..? Neden hala mahalleler de tarihi evler restore edilmemiş, sokaklar, kaldırımlar elden geçmemiş? Köyler.. alt yapısız, köyler taşlar, kayalar, çamura bulanmış yollar. Yıkık dökük evler, aşınmış duvarlar, bakımsız mezarlıklar, kanalizasyonsuz, altyapı yoksunu köyler...Sulu köyler, susuz köyler, nerede imece usulleri. Var olanın yok olana el uzatması..Köy pınarlarından akan suların su kalitesinin kontrolü, yeraltı su kaynaklarına karışan kimyasal atıklar, su kaynaklarına yakın alanlarda tarım arazileri. Meralar kanunu, gelişi güzel çarpık ve kanunsuz yapılaşmalar. Orman alanlarının korunması, gelişi güzel ağaç kesimleri.. vs.vs..

Hepsi bir arada yakın ilgi ve alaka bekliyor.

Bardağın boş ve dolu tarafları, baktığınız yere göre görünüşü değişsede, bardağın etrafından gezinerek bakanlara da çok iş düşüyor olsa gerek.

Gönlümüzden geçen o'dur ki;

Eksiğiyle, gediğiyle, hep birlikte, eliyle, gözüyle, diliyle, kulağıyla, yek vücut olup;

En iyisine doğru hep birlikte koşmaya devam.

Emeği geçenleri şükranla anıyor, memleketini düşünen, el uzatan, değer veren, yöneteni, yönetileni ile hepsine saygılar sunuyoruz.

Güven Gürbüz

05 Haziran 2021

Ankara - Çankaya"