wHABER: "‘’Unutulmamak için Unutmuyorum.."

" Unutulmamak için Unutmuyorum.."

" Bir zamanlar haberdiler..."

Tarih: 28-12-2008

SÜLEYMAN ŞEKER Anlatıyor? ‘’Unutulmamak için Unutmuyorum’’

DERNEKÇİLİĞİN DUAYENİ SÜLEYMAN ŞEKER…..

‘’Geçmiş zaman olurki hayali cihan değer’’

" Gurbet ve sıla kavramı biz Anadolu insanının bitmez tükenmez acısıdır, aile yapısı itibariyle, hiçbir millette bulunmayan bu haslet, baba ocağında ki insan sevgisi ile yoğunlaşması ve belirli bir olgunluğa erişmesinden kaynaklanır.
Yurt sevgisi, vatan sevgisi bu niteliklerimizin bir sonucudur, fakat bazı nedenlerden ötürü; ekilecek toprağın yetersiz, çalışabilinecek iş ortamın bulunmaması Anadolu insanını gurbet ellere mahkûm etmiştir.

Kimi çobanlık ettiği yaylaları düşünür, kimi geride boynu bükük bıraktığı yavuklusunu, babası şu akşamlarda nasıl derinden çekiyordur son sigarasını,anayı getirmek bile istemez aklına, Allahtan bir köylüsüne rast gelmiştir o an.bilir ki daha yürek tüketecek çok zamanı olacaktır.

Gurbette geçen bu olaylar, Şebinkarahisar ‘lı hemşerilerimizin 1940-50 yıllarında İSTANBUL a göç ‘ün başlamasıyla daha da yoğunlaşmıştır, o tarihlerde SÜLEYMAN ŞEKER ağabeyimiz hemşerilerimizin, köylülerimizin kültürünü, geleneklerini, örfünü ,adetini yaşamaları için gurbette ilk defa Dernekçilik faaliyetleri altında hemşerilerimizi örgütlemiştir..

’’Köyünde bir evin olsun pikniğini Şebinkarahisar’da yap’’ çağrılarına olumlu cevap veren Süleyman Şeker gurbet ile sıla arasındaki köprülerin sağlamlaştırarak işlemesini gerçekleştiren gönül dostlarımızdandır.

Bundan sonrasını SÜLEYMAN ŞEKER’ den dinleyelim.

Bu sayfaya yaptıkları hizmetler sığmayacağı için kısa ve öz şekilde kendisini tanıyalım...

…1929 yılında Şebinkarahisar Ocaktaşı (Gölve) köyünde doğdum, nüfusa 2 sene geç yazılmamdan dolayı 1931 doğumlu olarak kayıtlara geçtim, birçok hemşerimiz gibi rahmetli babam da İstanbul ‘a göç ederek ufak yaşta gurbet ile tanıştık, Beşiktaş Ortaköy ikamet yerimizdi, ticaret hayatına ailem manav dükkanı işleterek ,(Ortaköy portakal yokuşu başında) atıldı, burada ilkokulu, ortaokulu, (Gaziosmanpaşa okulu) liseyi, kuleli askeri lisede 1948-52 arasında okudum ve bitiremeden, Beoğlu’nda bulunan şimdiki Atatürk lisesinden diplomamı aldım daha sonra, yüksek tahsil yaparak İstanbul Üniversitesi İktisat Fakultesi basın ve halkla ilşkiler mezunu olarak diplomamızı aldık.

Ben tahsilimden dolayı gazeteci olmak istiyordum, fakat Ortaköyde yakın komşumuzun ısrarı ile İş bankasına müracat ettim, 1960 yılında İş bankasına girdim, bankada üst kademe yöneticiği dahil birçok görevlerde bulundum, 30-05- 1985 Tarihinde kendi isteğimle emekli oldum.

Dernekçilik faaliyetlerine hemşerilerimizin yoğun olduğu Bebek ,Ortaköy ,Hisarüstü üçgeninde başladım, ilk olarak 1955 yılında ŞEBİNKARAHİSARLILAR –ALUCRALILAR YARDIMLAŞMA derneği ismi altında derneği kurduk ,daha sonra Alucra ile isim çekişmesi nedeni ile 8-9 sene sonra kapattık , kurucusu olduğum ŞEBİNKARAHİSARLILAR YARDIMLAŞMA DERNEĞİNİ 1964 yılında faaliyete geçirdik, ilk kurucular Sebahattin Tönük (o zamanki İstanbul özel idare müdürü) Kazım Aydınalp, Selahattin Zeren, Ziver Aydınlı ve ismini hatırlayamadığım hemşerilerimiz tarafından kuruldu.

Kurucusu olduğum OCAKTAŞI (GÖLVE) köyü derneğini Bebek’ te Özsüt Pastanesinde 22-07-1962 yılında kurduk ve faaliyete başladı, daha sonra Ocaktaşı köyü derneğinin kendine ait 120 m2. lik, topluma hizmet veren Kültür mah. Yaprak sok no-19 Ulus lokalini alarak hemşerilerimizin toplanma yeri ve kültürümüzü yaşatma adına hemşerilerimiz tarafından faaliyetlerine devam etmektedir.

Ortaköy ‘de Yeniyol köyü yardımlaşma derneğinin tüzüğünü yazarak 01-01-1963 yılında faaliye başladı, kurucuları Salim ABAY, Dursun Demirhan,Sait Hasbal ve diğer hemşerilerimiz tarafından kuruldu.

Hasanseyh, Tekkaya, Kayadibi, Kayalı, Buzkeçi, Şahinler, Doğanyuva ,Diler köy derneklerinin kuruluşunda bulundum.

Şebinkarahisar Ankara vakfı, Şebinkarahisar İstanbul vakfı kurucuları arasındayım.

Hayri Bakıcı, Mustafa Koca, Sefer Sucu, Salih Kaçır, merkez derneği ve köy derneklerimizin önderliğinde Şebinkarahisar il yapma komitesini kurarak, müktesap illik hakkını tekrar elde edebilmek için çalışmalar yaptık, yapmaya devam edeceğiz, mücadelemiz hakkımızı alana kadar sürecektir.

Şebinkarahisar Meslek Yüksek Okulunun kuruluş ve açılış aşamasında Mustafa Zahir Bakıcı Önderliğinde, Hayri Bakıcı ve köy dernekleri vasıtası ile öğretim aşamasına sokarak, kent ekonomisine ve eğitimine katkı sağlamıştır.

Gençlere hitap etmek için Şebinkarahisar UFUK SPOR kulübünü kurdum, İstanbul da futbol turnuvaları düzenlenerek spora hizmet ediliyor, köyler arası, 11. geleneksel UFUK SPOR futbol turnuvası 2009 senesinde inşallah bir aksilik olmasa yapılması icap edecektir.

Amcazade kemençe üstadı rahmetli AZİZ ŞEKER ,Yıllarca Şebinkarahisar’ ın sesini TRT İstanbul radyosu Ahmet Yamacı korosunda Türkiye ‘ye duyurmuştur, eserleri arasında en meşhuru halen halk arasında söylenen;;

‘’DUDU DİLLİM ‘’

Zülüflerin tutam tutam
Arasına güller takam
Nice bir yalınız yatam

Dudu dillim, ince bellim
Kalem kaşlım, sırma saçlım

Gelin zülfün tarasana
Tarayıp da yağlasana
Bak yarimi yitirmişim
Koğuş koğuş arasana

Dudu dillim, ince bellim
Kalem kaşlım, sırma saçlım

Zülüflerin çıkmış yandan
Hem o yandan hem bu yandan
Ben istersem bir yanından
Sen verirsin her yanından

Dudu dillim, ince bellim
Kalem kaşlım, sırma saçlım

DÜNYA GÜNDEMİ VE TÜRKİYE GÜNDEMİ EKONOMİK KRİZ HAKKINDA

Sevgiyle, saygıyla, örf ve adetlerimize bağlılıkta ısrar edersek, gerek, Şebinkarahisar’da ülke bazında toplulukça mutlu olacağız.

Aksi halde bütün dünyanın bugün yaşadığı sıkıntıları yaşamamız kaçınılmazdır. Avrupa’nın bugün en büyük sıkıntısı aile birliğinin olmayışıdır.

Evlat sevgisi yok, anne, baba saygısı yok, kardeş bütünlüğü yok.

Birbirlerini tanımıyorlar.

Tanıdıkları tek şey ekonomik özgürlüktür. Bir insanın ekonomisi de olacak örfü de olacak, sevgisi de olacak, saygısı da olacak

DERNEKLER İÇİN SÖYLEDİKLERİ

Sivil toplum örgütleri, sosyal hayatın vazgeçilmez unsurlardır.

Bir topluluğun önünü açar, çoğu zaman birlik ve beraberlik içinde çalışmalarını yapar projelerini hayata geçirir ve kuruluş amacına uygun davranır.

Dernekler, köyü için İstanbul da dernek kurmuş ve doğup büyüdüğü topraklar için neler yapabilirim kaygısını yaşamıştır.

Dernekler zaman zaman olup biten olaylara karşı tepki gösterdiğinden dolayı vatandaş ayrı bir mutluluk hisseder, çünkü düşünceleri dile getiriliyor.

Seçimler ile birlikte Şebinkarahisar insanı mutlaka yerel yönetimlerde temsil edilmeli ve Şebinkarahisarlılar Derneği bunun organizasyonunu yapmalı yönetilenden çıkıp yöneten olmalıdır.

Dernek yönetimi artık sadece paralı ve adı öne çıkmış insanlardan değil, yönetici vasfı olan üniversite mezunu, iş bilen ve iş bitirebilen insanlardan da oluşmalıdır ve bilhassa bu derece kaliteli insanlar mutlak surette yönetime alınmalıdır.

Artık zaman laf üretme değil iş üretme zamanıdır.

Şebinkarahisarın önü açıktır değişim ve gelişimi yakalamıştır.

Bunun önünü tıkamadan herkesin yardımcı olması ana görevimiz olmalıdır.

Kısacası Sivil Toplum Kuruluşları vazgeçilmez kurumlardır.

Muasır medeniyetin de bir icabıdır. benden söylemesi

DERNEKÇİLİK BİR HİZMET BİRİMİDİR, BİR YARDIMLAŞMA DAYANIŞMADIR İNSANLARI BİRBİRLERİYLE KAYNAŞTIRMA VE BİRBİRLERİNE YARDIM ETMELERİNE ARACI OLMAKTIR,EĞİTİME KATKIDA BULUNMAK,BİRLİK VE BERABERLİĞİ EN ÜST SEVİYEYE ÇIKARMAK İÇİN KANUNLAR ÇERÇEVESİNDE HER TÜRLÜ MÜCADELEYİ YAPMAKTIR.

DERNEKLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM, YÖNETİCİLERİMİZİ YALNIZ BIRAKMIYALIM…

'' S.Şeker, Bayram ve Yılbaşı tebrikleri için şunları söyledi.‘

’UNUTULMAMAK İÇİN, UNUTMUYORUM’’

S,Şeker,her bayram ve yılbaşı tebrik kartlarını bütün hemşerilerine ulaştırmaya

çalışıyor,eski tebrik kartı kültürümüzü halen yaşatıyor.

Biz o kadar eski olsakta bizim zamanlarımızda popüler olan karpostallar ah diyesim geliyor düşündükçe.

Her özel günde uzaktaki akrabalarımıza yolladığımız,hasret dolu, allı pullu, o günü anlatan tebrik kartaları.

Arkasına çoğunlukla güzel bir yazıyla yazmaya çalıştığımız özen gösterdiğimiz o sevimli kartlar.

Şimdilerde artık teknolojinin gelişmesiyle yerini, cep telefonu sms'lerine bırakıp arkasına bile bakmadan gitti.

Üzülüyorum artık bayramların bile o tadı vermediğini hâlbuki eskiden bayramlar içinde bulunduğumuz dini, kültürü, saygıyı simgelerken artık ne yazık ki tatillerden ibaret olup çıktı.

''Umarım o eski bayram tadlarını yeniden yaşarız. "
Bütün hemşerilerime canı gönülden selamlarımı ve saygılarımı sunarım.
Süleyman Şeker
(ismini unuttuğum dostlarım varsa ,kusuruma bakmasınlar)

Ne güzel yazmış GÜVEN GÜRBÜZ

Merhaba memleketim Şebinkarahisar..

Dönüşümde yazılacak sözler, şimdiden beni bekler..

Yazılanda, çizilende anlatır çok şeyler.

.Döner bu dünya döner..

Sağ olan ömürde neler görer

28-12-2008

Sebinmedya-ist/ saditoygar"