ZA : " ŞEBİNKARAHİSARIN MEMMETLERİ "

NOSTALJİ'DEN KALAN YAZILAR

Avukat Zihni Aslan'ın Kaleminden "

" ŞEBİNKARAHİSARIN MEMMETLERİ "

"ŞEBİNKARAHİSAR 'A NOSTALJİK BİR YOLCULUK"

"Bütün Şebinkarahisar sevdalılarına armağan

Bir düğüne gidiyoruz galiba . Vilayet mi olmuşuz acaba? Kafamda neler dönüp dolaşıyor.Yıllar öncesinin düğünleri gözümün önüne geliyor

Rahmetli Zurnacı Nail çalıyordur muhakkak.?

Kendimi meydan da buluyorum birden.

" Ah! Efelerden bir su içtim kanmadım..."

" Sık gel gavurun enüğü sık gel "

Hamamcı oğlu Mehmet yanında da kardeşi TINGIR Ahmet . Horanın başındalar şöyle bir geriye –yana yaslanarak oynuyorlar kuyruk oldukça da uzun . Elindeki peşkiri sallayıp duruyor Memmet.

Kazancı Hacı'da onlara fevkalade ayak uyduruyor. Memmet'in birazcık kel olmuş kafasında ki bakiye saçlarının arasından nasılda sular cırıl cırıl akıyor . her zaman özenle baktığı palabıyıklarından aşağı süzülen terlerine aldırış bile etmiyordu. Oynadıkça coşuyorlar. ...dürüt.. dürüüt.. ha babam de babam .

Meydanın etrafında nasılda dönüyorlar oynaya oynaya.

"Ellide dirhem gurşun yedim ölmedim"

" Sık gel !.. vur davulcu !

Meydandayız gün . Çok meşhurdur meydanımız. Kalabalık o kadar fazla ki.

Yapma tabancası ile Dabanoğlu durur mu ? Havaya birkaç mermi sıkmak istiyor. Engellemek istiyorlar, didişiyorlar silahı elinden almaya çalışıyorlar.

"Ula durun bir sakatlık çıkar, alın şu herifin tabancasını alın elinden! .

Geçmişte Karaysar da düğünlerde adam vurulurdu bazen

Birden akıllarına gelmiş olacak ki tabancayı almaya çalışıyorlardı.Dabanoğlu deli bir adam şehrin ortasında tabanca çıkarıyor!...Elinden almaya çalışıyorlardı da o ha bire direniyordu.

" Yav emmi polis bakıyor lütfen koy yerine!..

Ne mümkün... Karaysarlı 'nın elinden tabancasını alacamsın ha . Vay vay görülmüş bir şey mi ? Tabancasını alacağına canını al daha iyi..

Nerden geldiyse Kamburoğlu Haydar kipi bir iskarpin, düzgün bir pantolon , yeleği biraz hıltak , köstekli saati' nin zinciri de sallanarak meydana fırlıyor , oynayanların arasına dalmak istiyor , yanında da adliyeden Ömer efendi..

"ilenger attım bağa " diyerek oynarmış gibi sallanıyordu. Eğildi birden yüzünde coşkunun ışıltılar

Nail ustanın kulağına bir şeyler söylüyordu.

Zurnacı Nail hemen tebessüm ederek horanın başındaki hamamcı oğlunun dizinin dibine diz kuruyor hem de zurnayı yüzüne doğru üfleyerek meramını anlatıyordu.

Gondolun Memmet kimse görmeden Nail ustanın cebine bir beşlik atıyor. Fıstık Memmet bir kenarda, cebinden bir şeyler çıkarıp çaktırmadan ağzına atıyor,

Basuk Memmet horanın gerisinde, ayaklarını yere vurarak tempo tutar gibi davranıyor..

Efe Memet efeler türküsü çalınınca kendindeki efeliği hatırlıyor birden. Yüzünde mutlu bir tebessüm peydahlanıyor..Ya Tanko Memmet gayri ihtiyari bıyık altından gülüyor. Ilga Memmet de bir şeyler söylüyor Deli Mehmet 'in ha bire devam eden gülüşlerine katılıyordu.

Lazların Memmet URUM DİKİNİ ayaklarını omuzların titreterek öyle bir iştahla oynuyor ki. Kuru Ramisin sürdüğü belediye otobüsünün kornasını bile duymuyordu.

Dilgon Memmet de heladan çıkmış elini yüzünü siliyordu. Kuru Memmet taşın üstünde uyuklar gibi bir hali var dı. Salozun koltuğuna girmiş her zaman şarhoş bilinen , debelenip duran KURU Hicabi ensesini kaşıyordu.

Hollik Memmet diz çömelmiş, ne zamandan berir taşıdığı bilinmez Nuh u Nebiden kalan paslı tabakasından çıkardığı tütünü sarıyordu .Gara Memmet de onu dudaklarını şapırtadarak dikkatlice izliyordu

İbişin Memmed teeey ötelerden elinde bir Girebi yi çapraz tutuşla tutarak geliyordu.Acaba ağaç mı budamıştı.

Kalkancı Memmet iki eli belinde yürüyorken , Gucuroğlu bir köşede yine tırnakları ile oynuyordu.

Kamburoğlu Dursun " kıpkırmızı olmuş suratı elinde bir mendil alnını sile sile GİRASUNN GİRASUN!!! diye bağırarak ekmeğinin peşinden seğirtiyordu sanki.

Kalabalığı yara yara araya girmeye çalışan Şıh Memmet 'te " el öptürecek kimse var mı " diye etrafı süzüyordu. Herhalde içinden herhalde benim müritlerim mutlaka burada da vardır diyordu.

Tellinin Memmet de onu üç adım öteden takip ediyor. Tıhılın Memmet göbeğini habire kaşıyordu ki Fedaralın Ahmet takılıyor ona " Uyuz mu olmuş acaba? " Bir eli göbeğinden gitmiyordu.

İdo Memmet bir kahkaha atıyordu " vay yallozun enüğü" diyor .Muhatabı kim kime acaba?...

Cido Memmet meydanın öbür tarafında yüzünde bir tebessüm vardı..Acaba niye gülüyordu ki ? Mencenin Memmet bir atıp tutuyor ki görende memleketi kurtaracaklar kervanı nın başı sanıyordu Yiğidin Memmet. "Hepiniz palavracısınız oynayın ülen yoruldunuz mu? diye bağırıyordu oynayanlara.

Zurnacı boş durur mu ! ? onlarca oynayanın , özellikle gözüne kestirdiklerinin önlerine çömeldikçe yırtık pırtık onluklar beşlikler yerlere doğru uçuşuyordu.

Davulcu bir elinde tokmak bir eliyle de ara sıra eğilip yere düşenleri topluyordu arada rüzgardan uçup giden paralarda vardı.Çocuklar için para kapmak bir maharetti sanki.

İngiliz kilotla (pontolon) horanın başını çekmek her babayiğidin karımı!. Şimdi ıhına pıhına Kınıklı Nazif abi geçmişti horanın başına. Bereket ki ne oynuyordu!... bir tur attıktan sonra peşkiri ehline teslim etti.

" Oyna Hamamcı oğlu senin gibi horancı gelmedi "diyor Galu Durmuş Dayım ona bakarak cesaret veriyor gaza !.. getiriyordu.

Dutların dibinden geldiği besbelli olan Tamzaralı Dayı Süleyman biraz iri yarı cüssesi ile kara bıyıklarını bura bura araya girmez mi !.. Eee Dayı Süleyman'ın olduğu yerde tamzara oynanır canım. Peşinden 'de URUM DİKİ üç ayak, gözeller...

Bazı oynayanların yapma 7.65 ' likleri de gömleklerinin pöçüğünden görünüyordu. Hiçte kapatmaya çalışmıyorlardı. Ne babayiğitler bunlar ...hadi beyler oynayın Şebinkarahisar aşkına vur.!!! Davulcu vur!!!*

Gurbetten gelmişlerdi bir çokları..Yaz ayları memleketimiz dolar taşardı zaten.

Polat Sabuncu ağabeyimiz hiç değişmeyen profili, hep genç kalmış haliyle eski müfettiş Orhan'ın elinden tutuyordu. Şebinkarahisar'ımızın sevdalılarından şair yazar İMAMOĞLU OKUYAR ayak üstü bir şeyler karalıyor; ilham perileri ile sohbet ediyordu sanki. Lebez Murat olmayan bıyığını buruyordu sanki palabıyıkmış gibi.

Avukat Dursun Akkuş ,Müslim , Sezayi derken Şenyuva İsmail Hoca icracı Seçmen 'le birlikte sallanarak geliyorlardı .Horana katılacakları besbelli idi. Hocam İsmail bağırıyor :

" Gel Zihni aramıza gir " demişti ki hocamın davetine gönülden katılmak duygularım kabardı birden. Davete icabetle horana girdim Coşkun Kurt'un kollarından tutarak horana çekiyorum onu .

İşte gün bu gün BİZ ŞEBİNLİYİZ GARDAŞ... Hadi Güven Gürbüz!!! gör bizi..

"At olur depmez mi

Yar olur öpmez mi

Yarin öptüğü yerde

Mor menevşe bitmez mi"

Horanın en can alıcı kısmı alaşşa çaldaşşa"( yani ritmik, uyumlu biçimde dizleri yere vurmak herkes yapamaz bunu ) yapılacak.. Balcana 'lı da bu işi iyi biliyor . Aha gurbetten gelmiş Bölük Arif . ,Avukat İsmail abo.. ikisi bir arada. Tamzaralılar çoğunlukta avutmuşlular azaldı .. Hadi bizim köylülerde horana girdiler ayak uyduruyorlar ..Vay vay vay.. Enişte Murat onlardan kalır tarafı yok..

Bu arada zurnacı dittara diiit ... bitirdi .

Biraz mola .. Bir ara sessizlik.İşçan köşeden kafasını uzatarak yürüyordu Başaran Enver Yılmazın koluna girmiş bir şeyler fısıldıyordu.

Çorbacı " eve gidiyorum" dedi .

Kedi Ahmet takıldı " Oğlum Kavut yemeye mi?"

"Yoku la anam ısırgan yalaşı yapmıştı bir iki kaşık çalıyım da geleyim istersen gel" dedi .

" Oğlum biz et yiyoruz artık sen yağlaşa devam et"... dedi Kedi Ahmet.

Hasan larımız da pek meşhurdur. Çil Hasan öğretmen . Kör Hasan fotoğrafçı hani şu " burun getirin güzel resim çekeyim" diyen . Bu ikisi nasıl bir araya gelmişler hayret.

Deli Salih somunu kıvıra kıvıra götürüyor. Biraz isteyene bir cındık bile vermiyor.

Deli İbiş ekmek koparmak için nasılda yırtınıyor..

" Karnı kabarasıca nasılda oynuyor!.."

" Babalar tutasıca götünü nasıl da sallıyor"!...

" Gorbagor olasıca tarla herk edilmemiş o burada horan oyniyi"

" Hele şu yerinde yatmayasıca anası kötürüm olduda bağamısın demiyi"

Dururmu garaysarlım bir araya gelmişler sanki... meydan mahşer yeri..

Gasteci Talat yine elinde bir gazete dikkatlice okuyor. Bu meydanda Cumhuriyetimizin yıldönümlerinin coşkuyla kutlandığı ,balolar tertip edildiği , fener alayları düzenlendiği günleri hatırlıyor birden . Meydandaki kürsüden zaman zaman okuduğu şiirli günleri bir bir hatırlıyor; nerden nereye geldik hayıflanmakta haklı mıyım acaba ?" dediğini duyuyoruz.

Gazeteci Ali Özdemir yanında Yeles matbadaki işi düşünüyorlar. Elli yıldır gazete çıkarmanın dayanılmaz mutluluğunu yaşıyorlar herhalde.. Munis Emek biraz ağır hareket ediyor .

Kemal Emek akşamdan kalmışa benziyor. Ekmekçi benzinliğin önünde sandalyeye bağdaş kurmuş etliye sütlüye karışmıyordu.Eski başkan Memmet meydandaki çeşmeye bakıyor kendi kendine "acaba bu tarihi çeşme yerinde kalsa daha mı iyi olurdu diye beklide kendisi ile hesaplaşıyordu.

Ayaksızların Kadir bakışarak geçiyor kafasında hangi tilkiler var.?, Bamiyanın Dursun belini tutarak yürüyor tırıl olmuş herhalde , Camışın Kazım ceketini pöçüğündeki çamuru ovalayıp duruyor, Celladın Çakır kaçan danayı mı kovalıyor acaba elinde bıçak mı ne var.Bunun yolu bu tarafa nasıl düşmüş?

Cinoğlunun Ramis'in hamamın aralığından bir gelişi var kı görmeyin." çarşı benim "dercesine yürüyor gubararak..

Cıngılırdın Hacı ile Dümbülün Durmuş turistikte birbirlerine bakarak bir şeyler konuşarak çay içiyorlar camdan dışarı ı bakarken bile kendi dünyalarındalar sanki ..

Dubanın Dursun'a ne demeli. Garalükün Bahattine takılıp duruyor... Guduzların Tahsin ile Göçlerin Memmet bir kenarda

hararetle bir şeyler tartışıyorlardı.

"odum odum olamısın

Verdiğin sözden dönersen

Cuma günü çatlıyamısın"

Yoksa

" kim ossurdu bit osurdu

Yorgan aldı yele verdi"

Tas tus tömbele barik pis"

kabilinden yemin kasem mi ediyorlardı , Bir iddiaya mı girdikleri de besbelli idi.

Gonuşoğlu'nun Salih peşinden seğirterek yetiştiği Godinin Hasan'a bir çelme atıyor ama o düşmüyor " Ne diyon lan deyyus "dediğini kimse duymuyordu ki.

Gülananın İsmail İbişin Ömerin elini tutmuş sallayıp duruyor bir çeki odun pazarlığımı yoksa icar pazarlığımı bilinmiyor..

Kürthamzanın Nuri gelmişten geçmişten söz edip ,dedelerinin filan yerden geldiklerini ballandıra .ballandıra ballandıra anlatırken Lağurluğun Bahanın "git oradan be teres "demesine bile sinirlenmiyor...

Lalukiseyinin sesi boğuk bi şekilde çıkıyor " looo Lazoğlu Selatin iki geverlik yeri biçemedin mi ?diyor cevabı almakta gecikmiyor " tırpanım kesmedi çarşıya geldim "abey "diyor

Mehmanların Yusuf Picazizin Ahmete takılmadan edemiyor " yav..şu soyha yılanı nasıl öldürdün?. Piçazin Ahmette gülerek :"Oğlum bana takılma " demesini bile dinlemiyor

Sağır Ahmedin Sami fiyakalı elbibesi ile meydanda yer ediyor . yakasını silkeliyor şöyle bir etrafı kolaçan ediyor.

Seddoğlunun Selim Saatçilerin Alimin gösterdiği köstekli saati gözlerini kırparak inceliyor. Mübarek sanki elmas inceliyor .

Seydalların Muhsine ne demeli " karı hasta yav nedecük ah "deyip dururken Serdarın Kazım ile Saraçların Metin lafa karışarak "oğlum karıyı Öksürükten aşağı salla kurtulursun diyor. Samiyenin İhsanda :" kaç tane karı attın lan öksürükten de konuşyorsun derken Şıhbekirin Mustafa söze katılıyor " beyler beyler günaha girmen müftü kızar sonra diyor...

Tıhtığın Tahsin durur mu ? Yöreleminin Şükrü 'ye bir bakış atıyor ki değme kabadayılara şapka çıkartırır

Mencenin Asım her zaman olduğu gibi sadece dinlemekle yetiniyor..

Bir vaveyla koptu birden. Davullar çiftelendi. Kemençeciler meydan aldılar. Her köşede bir horan...

Şimdi üç ayak ey be kanatlanmış uçar gibi oynuyorlar .düz ayağa geçişte öyle ustalıklıydı ki .. Taşkıran Aydın göbeğin dışarı taşmış dikkat et

Bir köşede Kör Şenel kemençeyi konuşturuyor " hey hamamcı bu hamama güzellerden kim gelir.. Cafer Öztürk de eşlik ediyordu .

Ormancı Şerif ile Şefik Üçköprü'den, Kıllıbaba'dan söz ediyorlar.

Tanımadığım bir sürü genç afili saçları ile " zülüflerin tutam tutam " derken hangisinin yavuklusunu içlerinde hissettiklerini kim bilebilir ki?

"Heheyledim davarı

Ormanın derinine"

Türküsü çalarken bende oynuyorum .

Ne oyun ama. Bedenim burada ruhum Karaysar da terler içinde kalıyor..


29 Haziran 2012

Körmemedoğlu

Zihni Aslan

www.sebinmedya.com

yazarı "