"KIRIM İÇİN KIBRIS MODELİ(ÜÇLÜ GARANTÖRLÜK)"

Şebinkarahisarlı siyaset bilimcisi Yunus Murat Güztoklusu Yazdı.

"KIRIM İÇİN KIBRIS MODELİ(ÜÇLÜ GARANTÖRLÜK)"

- Murat Güztoklusu -

"Kırım’ın Rusya tarafından işgali ve ilhakı üzerine CHP Genel Merkezi Parti Meclisi Salonu’nda 10 Mayıs 2014 günü “RUSYA-UKRAYNA GERİLİMİ VE KIRIM SORUNU” konulu bir panele sunum için çağrıldım.

Paneli CHP Genel Merkezi’nde çalışmalarını yürüten KAMU YÖNETİMİ ÇALIŞMA GRUBU düzenlenmişti. Moderatörlüğünü Grup Koordinatörü Özer Özcan’ın yaptığı panelin açılış konuşmasını Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu yaptı. Benim dışımda katılan diğer panelist ise Kırım Tatar Dernekleri Federasyon Başkanı Ünver Sel ve Tatar Diasporası ileri gelenlerinden Eskişehir Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt idi. Çok verimli ve yararlı geçen panelde Kırım Sorunu enine boyuna konuşuldu ve tartışıldı.

Bu sorunla ilgili olarak Türkiye için en uygun strateji ne olabilir? Bu konuda resmi politika Batı(AB-ABD merkezli) ile birlikte Ukrayna’nın bölünmez bütünlüğünü savunmak, el altından Rusya’nın sıkıştırılmışlığından yararlanarak ondan ekonomik ödünler koparmak ve AKP iktidarının yanlış dış politikası nedeniyle Suriye ve Ortadoğu’daki sıkışmışlığımızı Rusya ile pazarlıklarla aşmaya çalışmak şeklindedir.

Ancak bu fırsatçı politikanın orta vadede sürdürülebilir olmadığı açıktır. “Stratejik Derinlik” üzerine kitap yazmış Başbakanımızın bu derin düşüncelerinden Ortadoğu’da bir hayır görmedik. Komşu ve kardeş İslam coğrafyası kan çanağına dönülmüş durumda. Kırım ile ilgili ise günü kurtarmaktan öne tarihi ve coğrafi açıdan konunun stratejik derinliğine uygun bir politikamız ufukta görünmüyor.

Oysa 10 Mayıs Paneli’nde Kırım için Kıbrıs Modeli’ni önermiştim. Yani Kırım 1774’te Osmanlı Devleti ile Rus Çarlığı arasında imzalanan Küçük Kaynarca Anlaşması’nda öngörüldüğü, 1783 yılında uğradığı işgale dek olduğu gibi bağımsızlığını yeniden kazanmalı. Bu bağımsızlığın 1774-1783 ve 1917-1918 dönemlerindeki gibi geçici ve kırılgan olmaması için Kıbrıs gibi ÜÇLÜ GARANTÖRLÜK SİSTEMİ’ne dayanmalıdır.

Bu modelin Kırım’da Kıbrıs’tan daha dayanıklı ve başarılı olabilmesi için çok daha uygun koşullar var. Çünkü üç garantör devletin(Türkiye, Ukrayna, Rusya) Kırım Yarımadası’ndan kendilerinden ilgi ve destek bekleyen, Rus, Ukraynalı ve Kırım Tatar Türkleri toplumları var.
Batı bloku(ABD-AB) Rusya’nın işgalden sonra yaptırdığı halkoylamasını geçersiz sayarken 1954’te Kruşçev’in SSCB döneminde Rusya’dan alıp halka sormadan(hatta Kırım’ın yerli halkı olan Tatarların 1944’te gönderildikleri sürgünden dönüşü sağlanmadan) Ukrayna’ya bağlanmasını nasıl geçerli sayabiliyor? Hele hele Tatarların efsanevi liderleri bile bu usulsüz armağanı nasıl hiç sorgulanmadan tek çareymiş gibi içlerine sindirebiliyor?

Bence Kırım’da çözüm eğer tüm taraflarca içtenlikle istenirse oldukça kolay. Önce Tatarların sürgünden dönüş süreci (Özellikle Özbekistan’dan) hızla tamamlanmalı ve üçlü garantörlüğe dayalı bağımsızlık modeli hiçbiri tek başına çoğunluk sağlayamayan üç unsurlu Kırım Halkı’nın oyuna sunulmalı. Türkiye bu strateji ile iki dost ve komşu ülkeyi ve Kırım Türklerini bu uzun süreli ve tehlikeli bunalımdan çıkarabilir. "